25
Oca
2019
0

Bürokrasi ihraç üründe kapıyı açmıyor, üç ülke bize mal vermiyor… Kenevir tohumumuz yok

AYDIN Üniversitesi’nde yapılan ‘Endüstriyel Kenevir Forumu’na katılım, Cumhurbaşkanı’nın kenevir üzerindeki sözleri nedeniyle çoktu.

Herkes keneviri tanımak istiyor. AKP’li siyasetçiler şimdiden ‘kenevir derslerini’çalışmaya başlamışlar… Akademisyen, işadamı, yatırımcı, yazar, 10 civarında konuşmacının katıldığı panelde, yaprakları ve filizlerinde yüksek oranda narkotik madde (THC) bulunan, esrar üretiminde kullanılan dişi kenevirle, yapraklarında yeteri kadar narkotik madde bulunmayan, ‘sanayi veya endüstriyel kenevir’ diye adlandırılan, on binlerce sanayi ürünü elde edilebilen kenevirin ayrımı ve tanımı yapıldı.

İKİ TÜR KENEVİR VAR

Dişi kenevirin kötüye çıkan şöhreti yüzünden ‘endüstriyel kenevir’ üzerinde oluşan yanlış algı kırılmaya çalışıldı. Ayrıca endüstriyel kenevir hakkında birçok medya kaynağında bilgi eksikliği yüzünden “Türkiye’de kenevir ekimi serbest bırakıldı” diye yapılan açıklamaların doğru olmadığı, endüstriyel kenevirin Türkiye’de uzun yıllardır legal ve izinli olarak ekildiği fakat son yıllarda ekim alanının çok azaldığı belirtildi. Özellikle endüstriyel kenevirin ekonomik açıdan taşıdığı mevcut potansiyel hakkında bilgi verildi.

Araştırmacı yazar İsmail Tokalak, 4-5 yıldır bunun önemi üzerinde dururken bu bilgiler doğrultusunda ASAM Kendir Enstitüsü’nü kuran Dr. Yalçın Koçak, başkan Erdem Ulaş ve diğer katılımcılar bunun önemini kamuoyuna, ilgili bürokratlara anlatmak için büyük mücadele verdiler. Ancak kenevir tohumu sıkıntımızın büyük olacağı anlaşılıyor.

19 ilde ekilecek üç ton tohumumuz var. Samsun Vezirköprü’nün Narlısaray köyünde önceki yıl 260 kilo tohumumuz varmış. Bunun Kastamonu ve Samsunda ekilmesi (2018-2019) sonucunda bu üç ton olmuş… Bu sezonki ekimde de bunun 30 tona çıkartılması hedefleniyor. Tabii kuş yemezse, dolu vurmazsa…

ALTINDAN KIYMETLİ

Sektörün gelişebilmesi için Tarım Bakanlığı bu kısa süre içinde hangi çalışmayı yaptı? Bürokrasinin diretmesi nedeniyle istenilen gelişmenin sağlanamayacağı anlaşılıyor. Çünkü PKK kaçak kenevir ekiyor; mücadele etmek zor oluyor. Bürokrasi de bundan ötürü ‘titiz’ davranıyor.

Kenevir Enstitüsü’nün önerisi şu: Bürokrasi ayak diremekten vazgeçmeli. Kenevirin yasal olarak Türkiye’yi girişi yasak değil, yönetmelik olarak da engel bulunmuyor. Ancak Tarım Bakanlığı’ndaki bir bürokratın karşı çıkması nedeniyle, daha önce talimat ile Türkiye’ye girmesi engellenen, Halkalı Gümrüğü’nde bir işadamının getirdiği, 26 ton ‘kuşyemi’ olarak gelmiş ürünümüz var. Aslında ekstra THC derecesi düşük kenevir tohumumuz var…

Özetlersek Çin, Kanada ve Fransa, Türkiye’ye tohum ihracat izni vermiyor. Yani tohum üretmemizi istemiyorlar. Gümrükteki 26 ton tohumun şu an için altından daha değerli olduğunu kim biliyor acaba?

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/yalcin-bayer/burokrasi-ihrac-urunde-kapiyi-acmiyor-uc-ulke-bize-mal-vermiyor-kenevir-tohumumuz-yok-41093913 

Benzer haberler

Kadınlarımız keneviri sevdi
Kenevirin Üretimine İlişkin Tarımsal Politikalar Yeniden Şekillendiriliyor
EL DEZENFEKTAN MAKİNESİ – 2019
TECHNOARGE Tarafından %100 Kenevirden (Sıfır Atık) File Üretimi Başladı

Cevap Bırakın